Gelecek Bülteni yayına başladı

Gelecek yaşamı etkileyecek bilimsel gelişmeler günümüzde bugüne dek hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Bu haberler içinden kayda değer bulduklarımı gelecekbulteni.com sitesi üzerinden paylaşmaya başladım. Eleştiri ve önerileriniz ile Gelecek Bülteni‘ni geliştirmeme katkıda bulunmanızdan mutluluk duyarım.

Teşekkürler 🙂

Facebook’un veri merkezi kendi enerjisini üretecek

Facebook’un kurucusu Zuckerberg, İrlanda Clonee’de yapımı devam eden yeni veri merkezini duyurdu ve yeni merkezin yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanacağını yazdı.

12622251_10102615568850851_3583242062064948983_oFacebook’un altınca veri merkezinin, İrlanda Clonee’de yapımının sürdüğünü duyuran Zuckerberg, bunun İsveç’teki Luleå veri merkezinden sonra Avrupa’daki ikinci merkez olduğunu belirtti.

Tesisin soğutma sistemi ile ilgili bir mühendislik detayı da veren Zuckerberg, İrlanda Denizi’nin yakın olması sebebi ile havadaki tuzu filtre edebilmek için dolaylı hava soğutma süreci uygulanacağını yazdı.

 

 

 

Zuckerberg’in mesajı şöyle:

I’m proud to share that Facebook’s sixth data center is now under construction in Clonee, Ireland. This will be our second European data center, after Luleå in Sweden.

Data centers deliver all of Facebook’s services to you. They’re some of the most complex machines ever created.

Clonee Data Center will be one of the most advanced and energy efficient data centers in the world. It will feature the latest server, storage and network designs developed through the Open Compute Project, and will be powered by 100% renewable energy.

One interesting engineering detail is that we’re cooling the facility with outdoor air, but because this is near the Irish Sea we’ll be using an indirect air cooling process to filter the salt from the air.

We’re glad to be investing in Ireland, to become a part of the Clonee community, and to continue building the massive infrastructure that connects our global community.

Posted by Mark Zuckerberg on Sunday, January 24, 2016

 

İsrail dron ambulans yapıyor

İsrailli Tactical Robotics firması, AirMule (uçan katır / hava katırı) adını verdikleri, hasta taşıma amaçlı bir dron ambulans yaptıklarını duyurdu.

Dünyanın farklı yerlerinde dron teknolojisini farklı amaçlar için özelleştirmeyi amaçlayan çalışmalar yapılıyor. Bu konuda yeni bir haber İsrail’den geldi. İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre otonom olarak uçacak olan dron ambulansın, savaş sahaları gibi helikopterin rahat iniş kalkış yapamadığı bölgelerde kullanılması planlanıyor. 2 kişi kapasiteli olan dron, 450 kg’a kadar ağırlık kaldırabiliyor ve 31 mil (yaklaşık 50 km) uçuş menzili bulunuyor.

Tek motorlu, dahili rotor sistemli AirMule, İsrail Sivil Havacılık Otoritesi’nden alınan izin ile Megido havaalanında pilot kontrolü olmaksızın, otonom olarak, yerden yükselme ve manevra testlerini gerçekleştirdi.

Firma, AirMule’un görüş hattının ötesine uçuş denemesini ve kargo taşıma kapasitesini de bir yıl içinde kamuoyuna tanıtmayı planlıyor.

Dron ile insan taşıması yapma çalışmaları yapan tek şirket Tactiacal Robotics değil elbette. Bu ayın başında Amerika Las Vegas’ta gerçekleştirilen CES fuarında Çinli bir şirket olan eHang, 184 adlı modelini tanıtmıştı. Tek kişi taşıyabilen eHang 184, 100 kg taşıma kapasitesine sahip ve 23 dakika uçabiliyor. eHang 184, 63 mph (101 kmh) hıza çıkabiliyor. (eHang 184 ile ilgili haberi okumak için tıklayın)

Petrol üreten bakteri geliştirildi

Doğayı kirletmeyen temiz yakıt fabrikası

Peidong Yang is photographed in his lab, office and on campus at UC Berkeley in Berkeley, Cali., Monday, Sept. 14, 2015. Photos by Alison Yin/AP Images for John D. & Catherine T. MacArthur Foundation
Nano malzeme kimyageri Peidong Yang

Ağaç yapraklarını taklit ederek oksijen ve petrol üreten bir teknik geliştirildi. Amerika’da Kaliforniya Üniversitesi’nde görev yapan nano malzeme kimyageri Peidong Yang, bitkiler gibi güneşten aldığı enerji sayesinde su ve karbondioksidi bileşenlerine ayıran ve ürün olarak petrol üreten bir sistem geliştirdi.

Fotosenteze benziyor

11YY petrol bakterisi JF16.demo_.8x622
Genetiği değiştirilmiş bakteri kullanılıyor.

1970’lerde Japonya Tokyo Üniversitesi, güneş enerjisi kullanan bir cihazın, bitkilerin yaptığı fotosente- zin ilk aşamasını yapabileceğini, suyu oksijen ve hidrojen atomlarına ayırabileceğini kanıtlamıştı. Yang’ın sistemi ise Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuarı’nın temel tasarımını esas alan bir iyileştirme. Ancak öncekilerden farklı olarak silikon nanokablolar ve genetiği değiştirilmiş bakterilere dayanıyor ve fotosentezin diğer reaksiyonlarını da içeriyor. Bu sayede bakterilerin sentezlediği ürün olarak petrol elde edilirken, yan ürün olarak oksijen üretilmiş oluyor.

Şu ana dek yapılan testler, sistemin doğal fotosentez gibi verimli çalıştığını gösteriyor. Buluşun geliştirilmesi gereken yönü ise, güneşten aldığı enerjinin ancak yüzde 1’ine yakınını kimyasal bağların oluşturulmasında kullanabiliyor. Bu oran artırılabilirse, bakterilerin üreteceği petrolün maliyeti de düşecek.

‘Petrol tarlaları’ yolda

Dünyanın petrol rezervlerinin, otomobil ve uçakların yakıt ihtiyacını karşılamayacağı ve petrolün tükene- ceği endişelerinin olduğu günümüzde bakterilerin petrol üretmesi yeni bir umut ışığı oluyor. Bu gerçekleşirse, önümüzdeki yıllarda güneş gören geniş araziler “petrol tarlaları” olabilir.

Not: Bu haber Yeni Yüzyıl gazetesi Gelecek köşesinde 11 Ocak 2016 tarihinde yayınlanmıştır. Gazete sayfasını PDF olarak görüntüleyebilirsiniz.

2016’nın teknolojisi görücüye çıktı

Dünyanın en büyük elektronik fuarı CES, 6-9 Ocak tarihlerinde Amerika’nın Las Vegas kentinde gerçekleştirildi. 150 ülkeden 3600 rmanın katıldığı fuarda çok sayıda yeni ürün ilk kez görücüye çıktı. Akıllı telefonlar, insansız hava araçları, sanal gerçeklik teknolojileri gibi pek çok ürün tüketicinin beğenisine sunuldu.

Dünyanın İlk Yolcu Dronu

11YY CES ehang 1Çinli üretici Ehang, 184 adını verdiği dünyanın ilk yolcu taşıyabilen pilotsuz dronunu tanıttı. 184’ün yüksekliği 1 metre 40 santimetre. Dört kol üzerinde 8 pervanesi bulunuyor. Tek yolcu taşıyabilen araç, tam otomatik olarak çalışıyor. Yolcu gitmek istediği noktayı seçtikten sonra bilgisayar en uygun güzergahı hesaplıyor ve araç kendisi kalkış yapıyor. Dikey olarak 100 metre yükselen araç, ineceği konumun üzerine geldiğinde inişini gerçekleştiriyor. Herhangi bir arıza durumunda geriye kalan 3 motoruyla güvenli iniş yapabilen 184, Ehang tarafından “en güvenli, en akıllı, çevre dostu, alçak seviye yolcu transfer aracı” olarak tanımlanıyor. 184, havada 23 dakika kalabiliyor, saatte 100 kilometre hıza çıkabiliyor ve gerektiğinde 3.400 metre yüksekliğe tırmanabiliyor. Bataryaları 4 saatte şarj oluyor. Tamamen otomatik olarak uçan araçta, yolcunun yönetimi devralabileceği bir kumanda bulunmuyor. Bu sebeple, herhangi bir uçuş lisansına sahip olmak gerekmeden, herkes tarafından kullanılabilecek.

Herkes 3D video çekebilecek

11YY CES 3D video cam Vuze 1Elinize kamerayı alıp etrafı göstermek için çevrenizde tur atmayı unutun. Artık 360 derece video çağı başladı. Vuze, 8 adet yüksek kaliteli görüntü kaydeden ve gerçek zamanlı işleyen teknolojisi ile herkesin kendi 3D videolarını tek tuşa basarak çekebilmesini sağlıyor. Çekilen videolar, sanal gerçeklik gözlüğü ile veya bilgisayarda, televiz- yonda izleyebiliyor; sosyal medyada paylaşılabiliyor. Amerika’da 1000 dolardan satışa sunulan Vuze, CES’in en beğenilen ürünleri yarışması canlı yayın kategorisinde birinci oldu.

Ekranlı gözlük

11YY CES Carl Zeiss gozluk 1Görüntü olarak sıradan gözlüğe benzeyen ancak Google Glass ürünü gibi, camın içinde ekran görüntüsü de sunan bu Carl Zeiss gözlük, bakılan yerde aynı zamanda ekrandaki yazı ve resimleri görme imkanı sağlayacak. Bu sayede daha kaba görünen gözlüklerle robocop gibi görünmeden, marketteki süte baktığınızda onun diğer mağazalardaki yatını da görebilmek veya vitrindeki bir elbiseyi incelediğinizde renk ve kombinlenmiş görüntülerini izleyebilmek gibi artırılmış gerçeklik uygulamalarını kullanmak mümkün olacak.

Kahve köpüğünde mutluğun resmi

11YY CES Ripple_Maker_4Müşteriler içtiği kahvenin güzel bir tadı olma- sını istediği kadar, deneyimlerinin kendilerini iyi hissettirmesini de isterler. Ripple Maker adlı bu cihaz, süt kullanılarak yapılan kapuçino veya latte kahvenin üzerine herhangi bir yazıyı veya fotoğrafı işleyebiliyor. 3 boyutlu baskı ve mürekkep püskürtme teknolojilerini ustaca birleştiren cihaz, köpük üzerine çizdiği desenleri yapmak için kahve kullanı- yor. İnternete bağlanma özelliği (IoT) bulunan bu cihaz kafe ve restoranlarda müşterilere küçük mutluluklar vaat ediyor. Ripple Maker, CES’in en beğenilen ürünleri yarışması online kategorisinde birinci oldu.

45 dakika uçabilen otomatik drone

11YY CES Parrot Disco 2Bluetooth kulaklık ve ses sistemlerinin yanı sıra uçan şeyler üretmekte mahir bir şirket olan Parrot’un yeni modeli Disco, dronlara birkaç yenilik getirdi. Birincisi uçuş süresini 45 dakikaya çıkararak çıtayı yükseltti. İkincisi, Disco, artık alışılmış olan 4 motorlu, 6 motorlu modellerin dışında uçak gibi kanatlı bir dronu pazara kazandırmış oldu. Bir başka özelliği ise, havaya atıldığında otomatik olarak uçmaya başlaması ve otopilot özelliği ile uçabilmesi.

Kuyruğu uzayan otomobil

11YY CES Mercedes-IAA-2Mercedes Benz, Akıllı Aerodinamik Otomobil konseptini CES’te açıkladı. Saatteki hızı 80 kilometreyi geçtiğinde otomobilin kuyruk kısmı 39 cm uzuyor, tampondaki kanatçıklar açılarak yanlardan genişliyor ve jant boşluklarını kapatıyor. Aerodinamik yapısını dönüştüren otomobil, hız düştüğünde yeniden normal formuna dönüyor. Akıllı dönüşüm özelliği yakıt tasarrufu sağlarken, aracın 250 km hıza kolayca ulaşmasına yardımcı oluyor.

 

Binilebilen robot asistan

11YY CES Segway Robot Asistan

Hem yardımcı bir robot hem de üzerine çıkıldığında sahibini taşıyan bir segway araç işlevi olan kişisel asistan robot da oldukça dikkat çekti. Robot, başındaki algılayıcılara dokunulduğunda bildiğimiz geleneksel iki tekerlekli araca dönüşüyor.

Tüy sıklet dizüstü bilgisayar

Notebook9_Main_1Samsung Notebook 9’u eline alanlar ‘bunun gerçek olamayacak kadar hafif’ olduğu görüşünde birleştiler. Sadece 820 gram ağırlığındaki bilgisayarın 13 inç büyüklüğünde ekranı bulunuyor ve Windows 10 ile çalışıyor. Core i7 işlemcisi 256 GB aş diski bulunan cihaz, hafifliğine rağmen 10 saat batarya ömrüne sahip.

Ses topu BeoLab 90

11YY CES BeoLab90Bang & Olufsen’in BeoLab 90 adlı ürünü güçlü bir ses topu olarak nitelendiriliyor. Her biri duruma göre farklı programlanabilen 18 adet güçlü hoparlörün titizlikle yerleştirilmesi ile ortaya çıkan bu hoparlör sistemi cep telefonu uygulaması üzerinden kontrol edilebiliyor. Tek kişi için sesi belli bir yöne odaklayabilirken, kalabalık bir topluluk için müzik çalındığında ise ses 360 derece yayabiliyor. Fuar ziyaretçileri çifti 80 bin dolara satılan bu hoparlörün sunduğu kaliteyle bu parayı hak ettiğini belirtiyorlar.

Cam kalınlığında TV

11YY CES LG Signature TV 2LG Signature OLED G6 model televizyon 65 ve 77 inç ekran olmak üzere iki modelde üretilecek. Bu cihazı cam TV olarak tanımlamak hiç de yanlış olmaz, çünkü inanılmaz ince bir ekran cama monte edilmiş. Ekran sadece 2 mm kalınlığında. Yüksek görüntü kalitesi ve beraberinde gelen Harman Kardon hoparlörler ile görüntüde olduğu gibi, seste de kalite vaat ediyor. 2016’nın ilk yarısında pazara sunulacak olan televizyonun 10 bin doların altında bir fiyatı olması bekleniyor.

Not: Bu haberler 11 Ocak 2016 tarihinde, Yeni Yüzyıl gazetesindeki GELECEK sayfamda yayınlanmıştır. Aşağıdaki pencereden PDF halini de okuyabilirsiniz.

[pdf-embedder url=”http://gonullu.com/wp-content/uploads/2016/01/20160111-YY-GELECEK.pdf”]

Hüseyin GÖNÜLLÜ Kişisel Blog Sitesi

error: Content is protected !!